Gönderen Konu: Takvimlerden Haber Var  (Okunma sayısı 7382 defa)

Çevrimdışı kartal

  • Yolcu
  • *
  • İleti: 14
  • Karma: 0
    • www.krizveiflas.com
Takvimlerden Haber Var
« : Mart 03, 2010, 01:24:41 ÖS »
Takvimleri severim. Vaktimin çok kıymetli olduğundan değil ama yaşadığım zamana külli bir bakış getirdiği için itinayla muhafaza ederim.
Çocukken yapraklarını koparmayı çok severdik sonra bu iş büyüdükçe azap olmaya başladı. Bir gün daha ve yıllar. Her yıl bir ciltten hayat manzumemiz epey bir yekun tutacaktır. Daha sonra masa takvimini gördüm, sadece 12 sayfacık, bu kadar mı değersizdi aylarımız. Sonra da afiş takvimi, bakmak bile istemedim.

Bizim nesil dini, edebi, ilmi, ahlaki, milli gibi ağır vasıflarla adlandırılan takvimlerle büyümüştür. Anlaşılan her biri birer fakülte olan bu ciltler bizi alim yapacaktı. Yıllar sonra anlayabildik ki bu bilgiler gayet sathi imiş, fakat ilk dini bilgilerimizi oradan öğrendiğimiz için hayırla yad ettik.

Bu haliyle muhteva olarak zengin bir kitap, okuruna  az buçuk dergi, tarihe mal olmuş fikriyle de eski gazete olarak düşünülebilir.

Takvim ne işe yarar? Durduğumuz tarihi gösterir gibi şaşırmış cevaplar veremeyiz. Elbette ki saatli takvimin en mühim sebebi namaz saatlerini göstermesidir. Dede ve ninelerimiz takvime ihtiyaç duymazlardı, onların biyolojik saatleri Müslüman saatine ayarlanmıştı. Anne ve babamızı hep takvime bakar biliriz; namaza ne kadar kaldı diye. Gençler ise , şayet bakarlarsa,  namazın çıkmasına ne kadar kaldı diye bakıyor.

Çeşitli bölümler barındıran  takvimin en güzel taraflarından biri de tarihte bugün ne oldu bahsidir? Böylelikle tarih şuuru da yükler takipçisine. Fakat  18 Aralık Stalin doğdu, 15 Nisan Lincoln öldü gibi bilgiler de neyin nesi?

Ön yüzden devam edersek: ön sayfadaki 3 farklı takvimin ne işe yaradığını bilen nadirdir. Lütfen merak edelim de bir dönem kullandığımız bizim takvimlerimizin ne manaya geldiğini öğrenelim.(hicri-rumi-miladi). Yaprağın köşesinde ayet ve hadis mealleri yazar ki işte bu kısma can feda, işte müslümanca bir gündem.

Arkasını çevirenler bahsettiğimiz gibi çok farklı bilgilere muhatap olacaklardır. Umumi manada sohbet, tarih, sağlık, fıkra, bilmece. Çoğu zaman alelade hazırlanmış, sistemsiz, seneden seneye güncellenmeyen, kaynak belirtilmeyen bu yazılar için hazırlayanlardan ricamız bu işi ciddiye almalarıdır. Zira memleketimizde ilmi seviye tabir edilirken ‘takvim yaprağı ayarında’ diye bir tabir kullanılıyor.

En garipsediğim bölüm ise ki artık bir ekseriyetinde yok, günün menüsüdür. Kadınların böyle bir dertlerinin olduğunu takvimden öğrendim. Gerçi günümüzde artık bu bölüm: bugün yemeği kim yapsın, bulaşığı kim yıkasın, dışarıda nerde yemek yensin, hangi dizi izlensin gibi çok tafsilatlı bir şekilde hazırlanabilir. Ve sonra çocuğa isim mevzu, bu meselenin bir dert olduğu ortada fakat merak ettiğim takvimden isim koyan var mı? Benim bildiğim bir büyüğe danışılırdı eskiden.

Ulaştığımız kadarıyla takvimlerimiz:

Neslil Takvimi: Risale-i Nurdan süzülen, tarihe çokça haşiye düşen hoş bir takvim. http://www.nesiltakvim.com/

Fazilet takvimi: Etrafımızdan aşina olduğumuz bir klasik. Kitap olmaya çalışırken takvim olarak kalmış ansiklopedik bir esercik. http://www.fazilettakvimi.com/

Türkiye takvimi: Klasiklerden, menkıbe ve manzum hikayelerine hayranız, filmi de vardı galiba. http://www.turktakvim.com/

Erkam takvimi: Renkli ve resimli. İlmihali ve temel eserlere dayanan ahlaki bilgilerle kuşanmış.

Diyanet takvimi: Hutbelerden bildiğimiz metinler. Ezan saatlerindeki isabetinden ötürü tercih edilse de artık birçok takvim diyanete endeksli. Fazilet hala direnmeye devam ediyor. http://www.diyanettakvimi.com/

İrfan takvimi: Risale-i Nur merkezli, kaynaklı, işin ciddiyetinde. http://www.irfantakvimleri.com/

Semerkand takvimi: Kitlesini gözeten bir takvim. Sürpriz yok ama iyi.

Cuma takvimi: Akaid, siyasi tarih, cihad gibi şaşırtıcı hususlara iniyor.

Mevlana takvimi: Takvim vesilesiyle sesini Konya’dan duyuran kuruluş iyi iş çıkarmış. http://www.mevlanatakvimi.com/

Saatli maarif takvimi: Aşikar ki dini bir takvim değil. Fakat hala namaz saatlerini gösteriyor olması şayan-ı takdirle karşılanır. Ülkü takvimi de buna benzer diyebiliriz. Fakat belirttiğimiz gibi takvim denince aklımıza yere düşürülmez mübarek kağıt geldiği için telakkilerimize biraz farklı gelebilir. Amma meşrebim anlaşılmasın, şöyle zannedilmeyeyim diye düşünenler pek tabii kullanabilirler.

Anlaşılan takvimlerimiz üzerinde daha çok çalışılması gerekecek. Takvim bu günün vesikasıdır onun için daha güncel olmalıdır, her yeni sene muhteva tamamen yenilenmelidir. Kaynak belirtilmeli ve bu kaynaklara yönlendirilmelidir. Endişem ise takvimciliğin tarihe karışması. Ticari müesseselerin fisebilillah takvim dağıtıyor olması büyük himmet. Kütüphane kataloglarına göz gezdirdim neredeyse takvim yok gibi. Takvim firmaları hiç olmazsa çocuk kütüphaneleri ve büyük kütüphanelerine hediye etse iyi olur. Adını bilmediğimiz için yazamadığımız takvimlerden bize de gönderilmesini rica ederiz. Son olarak lütfen üzerinde mukaddes beyanlar bulunan kağıtların paçavra gibi yerlerde gezmesine müsaade etmeyelim.

SEDAT ALBAYRAK
« Son Düzenleme: Mart 03, 2010, 01:31:01 ÖS Gönderen: kartal »